Köz’ün arkasında duran komünistler olarak, İşçi Hakları Derneği’nin düzenlediği 1 Mayıs dayanışma etkinliğine katıldık.

Uzun yıllardır emekçiler arasında faaliyet yürüten İşçi Hakları Derneği, bir süredir aylık kahvaltı etkinliklerinde üye ve dostları ile bir araya geliyor. Bu kahvaltılarda çeşitli siyasi başlıklar da canlı şekilde tartışılıyor. Bu kahvaltılarda, derneğin emekçilere tanıtılması amacıyla mahalle çalışmaları yapılması, derneğin çeşitli eylem ve etkinliklere katılması gibi konularda kararlar da alındı. Bu kapsamda Panayır’da bildiri dağıtımı gerçekleştirildi, dernek üyeleri dövizlerini hazırlayıp 8 Mart eylemine katıldı, dernek 1 Mayıs öncesinde stant çalışması yaptı ve 1 Mayıs mitingine katıldı. Ayrıca 1 Mayıs öncesinde bir dayanışma pikniği yapmak kararlaştırıldı. Etkinlik duyurusu da bu şekilde yapıldı fakat elverişsiz hava koşulları nedeniyle piknik, bir kapalı alan etkinliğine çevrildi. 23 Nisan tarihinde derneğin üye ve dostları bu etkinlik için DEM Parti Yıldırım İlçe binasında buluştu.

Etkinlik kahvaltı ile başladı. Katılanların hazırladığı yiyeceklerle bir ortak sofra kuruldu. Kahvaltının ardından farklı köşelerde yürüyen sohbetler birleştirildi, masa etrafında forum için buluşuldu. İşçi Hakları Derneği adına söz alan arkadaş, derneği kısaca tanıttı, faaliyet alanlarından bahsetti. Derneğin 1 Mayıs’ta meydanda olacağını söyledi. Ardından söz alan bir emekli işçi, bilinçli kesimlerin elbette 1 Mayıs’ta alanlarda olacağını, fakat 1 Mayıs’a katılmayan çok geniş bir kesimin olduğunu söyledi. Emekli eylemlerinin dahi çok cılız geçtiğinden yakındı. Daha sonra DEM Parti adına bir arkadaş söz aldı, Newroz ateşini 1 Mayıs’a taşımak gerektiğini söyledi. Yürüttükleri yerel çalışmalarda emekçilerin örgütlendirilmesine önem verdiklerini, İşçi Hakları Derneği’nin tanıtımı ve genişlemesi için bu çalışmalarda çaba harcayacaklarını belirtti.

Ardından Köz adına söz aldık. Burada bulunanlar için 1 Mayıs’ta meydanlarda olup olmamak diye bir soru olmadığını, fakat “1 Mayıs’ta hangi amaçla ve nasıl meydanlarda olmalıyız?” sorusu üzerine konuşmanın önemli olduğunu söyleyerek sözlerimize başladık. Emekçilerin ve ezilenlerin dört koldan bir kuşatma altında olduğunu, bir yandan yoksullaşırken bir yandan demokratik hak ve özgürlüklere dönük saldırıların da arttığını hatırlattık. Emekçilerin ve ezilenlerin her bir bölüğünün farklılaşan sorunları olduğunu, fakat bu sorunların kesişim kümesinde hükümet olduğunu, bunun da birleşik bir mücadeleye duyulan ihtiyaç gibi bu mücadelenin formülünü de gösterdiğini söyledik. Sorunların mesuliyetini taşıyan hükümetten bekleyerek değil, onun karşısına dikilerek çözüm bulacağımızı hatırlattık ve 1 Mayıs meydanlarını da bunun için kullanma çağrısı yaptık. Bunun yanı sıra, Temmuz’da Ankara’da toplanacak NATO zirvesine geri sayarken 1 Mayıs’a gittiğimizi, bu 1 Mayıs’ın bu yüzden de özel bir yeri olduğunu ifade ettik. Emekçilerin, ezilen ulusların, devrimcilerin kanları üzerine inşa edilmiş bir devletin tebaası olarak yaşadığımızı, bu devletin bugün de NATO’nun eli kanlı bir üyesi, Kürdistan topraklarında işgalci olduğunu hatırlattık ve NATO’ya karşı mücadelenin TC’ye karşı mücadele ile başlamak zorunda olduğunu söyledik. Bir yandan sorunlarımızın çözümüne giden yolda, “kurtuluş kendi kollarımızda” demek için; diğer yandan ise emperyalistler arası savaşa karşı sınıf mücadelesini yükseltmek için meydanlarda olmaya çağırdık emekçileri. Yalnızca çıkıp 1 Mayıs’a gelme değil, çevremizdekilerle de bu bilinci paylaşarak onları 1 Mayıs’a ve mücadeleye taşıma sorumluluğumuz olduğunu hatırlattık.

Forum bölümü, siyasal sorunlar ile ekonomik taleplerin ilişkisine ve 1 Mayıs’ta bunların nasıl dillendirileceğine ilişkin bir tartışma ile devam etti. Forumun ardından, müzik dinletisine geçildi. Bir çember oluşturan katılımcılar, bağlama ve erbani eşliğinde türküleri hep bir ağızdan söyledi.
Kapalı bir alana taşınan etkinlik, elbette bu yüzden zayıfladı. Fakat dinamik bir toplam yine de bir araya geldi. Etkinlik, katılanlar açısından moral vericiydi. Etkinliğe DEM Parti, SYKP ve ESP’den katılanlar oldu.

Bursa’dan Komünistler