KESK İzmir’de 29 Kasım’da gerçekleştirilecek bir bölge mitingi kararı almış akabinde Türk-İş, TMMOB, İzmir Barosu ve Tabip Odası’nın da örgütleyicisi olması ile miting ortaklaşmıştı.
“Geçinemiyoruz: Halk için Bütçe, Demokratik Türkiye!” talebiyle gerçekleştirilen bu miting hava şartlarının olumsuzluğuna rağmen kayda değer bir katılımla ve Cumhuriyet Meydanı’nın önemli sayılabilecek bir kısmını dolduran bir kalabalıkla gerçekleştirildi.
Mitinge miting havasını katan esas olarak bunun bir bölge mitingi olarak kurgulanması ve eyleme Muğla, Aydın, Balıkesir, Denizli, Manisa, Kütahya ve Uşak gibi kentlerden KESK şubelerinin katılımı ve İzmir’deki sol akımların bu mitinge ilgi göstererek anlamlı bir katılım sergilemesi oldu.
Konak Eski Sümerbank önünde toplanan kitle kortejlerini oluşturarak Cumhuriyet Meydanı’na yürüdü. Cumhuriyet Meydanı’nda oluşturulan kürsüde konuşan KESK İzmir Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Başak Ege Gürkan şunları ifade etti:
“Hepimiz çok yakıcı bir sürecin içerisinden geçiyoruz. Zengin bir azınlık servetine servet katarken yoksul çoğunluk sefalet, geleceksizlik, umutsuzluk, güvencesiz bir yaşamı kabullenmesi şart bir kader olarak dayatılıyor. Bir ülkede kiralar artık bir asgari ücretten fazlaysa, maaşlar en sağlıksız şekilde beslenebilmek için dahi yetmez durumdaysa, tencereler kaynamıyorsa ve temel insani ihtiyaçlar dahi karşılanamıyorsa tepkimizi göstermek için daha neyi bekliyoruz? Asgari ücretin ülkenin temel ücretlendirme modeli olmaktan çıkarılmasını istiyoruz. Asgari ücretin insanca yaşamaya elverir seviyeye yükseltilmesini talep ediyoruz. İşsizliğin ortadan kaldırılmasını, enflasyonun düşürülmesini, ekonomik refahın sağlanmasını, gelir dağılımında adaleti ve vergi yükünün çok kazanandan çok, az kazanandan az alınacak şekilde adil biçimde düzenlenmesini istiyoruz.”
KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak da yaptığı konuşmada şunları ifade etti:
“İktidar bütçeyi işçilerden topladığı vergilerle oluşturuyor; ancak bu kaynak, dağıtılırken açıkça yandaş holdinglere ve faiz ödemelerine gidiyor. Faiz giderlerinde dünya birincisiyiz. Kaynak var; sorun, kaynağın kimlere aktarıldığıdır. Sağlık, eğitim ve kamusal yatırımlara yeterli pay ayrılmıyor. Bunun sonucunda hastanelerde randevu bulamamak, çocuklarımız için nitelikli okul bulamamak ve eğitimin niteliğinin düşmesi gibi sorunlarla karşı karşıya kalıyoruz. Yoksulluğun tüm sorumluluğu yine yoksulların omzuna bırakılıyor. Ülkede yangın söndürme uçakları yoksa bu kader değildir; kamusal yatırım yapılmamasının sonucudur. Yatırımlar olmadığı sürece her yaz yine ormanlarımız yanacak. Bize bu çaresizliği reva görenler bellidir. Bu bütçe Ege’nin değil, sermayenin bütçesidir.”
Köz’ün arkasında duran komünistler olarak bu eyleme “İşçilerin Ekmeğe Değil, İktidara İhtiyacı Var!” pankartımızı açıp kortej oluşturarak katıldık. Eylemde “Kahrolsun Ücretli Kölelik Düzeni!”, “Özgürlük Savaşan İşçilerle Gelecek!”, “Demokrasi İçin Tek Yol Devrim!”, “Devrim için Devrimci Parti, Parti İçin Komünistlerin Birliği!”, “Kurtuluş Sokakta, Sandıkta Değil!”, “Kürtlerin Esareti İşçilerin Esaretidir!”, “Zindanlar Yıkılsın Tutsaklara Özgürlük!”, “İçeride Dışarıda Hücreleri Parçala!”, “Göçmen İşçiler Sınıf Kardeşimizdir!” sloganlarını attık. Pek çok sloganı hemen arkamızda yürüyen Kaldıraç korteji ile ortak bir biçimde, devrimci dayanışma içerisinde birlikte haykırdık.
Yürüyüşe kendi pankartı ile katılan sol-sosyalist akımlar olduğu gibi alanda bildiri, özel sayı dağıtarak mitinge katılan akımlar da oldu. Zorlu hava koşullarına, İzmir çapında çalışması ve duyurusu son derece sınırlı kalmasına, kamu emekçileri dışında sınıfın farklı kesimlerine miting çağrısı yapılmamasına rağmen mitingin beklenenin üzerinde bir katılımla gerçeklemesi katılanlarda memnuniyet yarattı. Kürsüde yapılan konuşmaların ve ele alınan içeriğin alanda toplananlara hitap edememesi ve kitleyi alanda uzun süre tutmakta zorlanması sorunu bu mitingde de yaşandı. Miting Geniş Merdiven müzik grubunun konseri ile sona erdi.
Özgürlük Savaşan İşçilerle Gelecek!
İzmir’den Komünistler










