10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nın on birinci yılında, İnşaat-İş ve Alınteri’nin çağrısıyla Serdar Ben’in Gazi’deki mezarı başında yapılan anmada bir araya geldik. Serdar Ben şahsında 10 Ekim’de yitirdiklerimizi andık. Aynı gün DEM Parti’nin çağrısıyla Fatma Esen’in mezarı başında gerçekleştirilen anmaya da katıldık. Anmaya bizlerin yanı sıra ESP, DEM Parti, Dev Yapı-İş ve Dev Turizm-İş de katıldı.
İnşaat-İş Sendikası, Serdar Ben’in mezarı başında, üzerinde kendisinin ve 10 Ekim’de yitirdiğimiz diğer İnşaat-İş üyelerinin fotoğraflarının bulunduğu “Bitmedi Daha, Sürüyor O Kavga!” pankartını açtı.
Anma, 10 Ekim’de, Türkiye’de ve dünyadaki sınıf mücadelesinde ve komünist bir dünya için yürütülen kavgada ölümsüzleşenler anısına saygı duruşuyla başladı. Saygı duruşunda Adnan Yücel’in “Biz Kazanacağız” dizeleri okundu.
Ardından ilk sözü alan İnşaat-İş temsilcisi Yunus Özgür, seçimlerden yenilgiyle çıkan AKP’nin Türk ve Kürt halkı arasında kurulan kardeşlik köprüsüne ve bu köprünün güçlenmesi olasılığına duyulan korkusundan dolayı katliamın yapıldığını belirtti. İnşaat-İş Sendikası’nın altı kurucu üye ve yöneticisini 10 Ekim’de kaybettiğini, Serdar Ben’in de bunlardan biri olduğunu söyledi. Özgür, onun yalnızca sendikacı kimliğiyle ele alınamayacağının altını çizdi; 13 yaşında konfeksiyon işçiliğiyle başlayıp profesyonel devrimciliğe uzanan hayatını anlattı. Maviş’in Türkiye devrimci hareketinin gerilediği, 19 Aralık’tan sonra tasfiyeci rüzgarların şiddetlendiği bir dönemde örgütlü devrimcilikteki ısrarını vurguladı.
İnşaat-İş’ten sonra sözü Dev Yapı-İş aldı. 10 Ekim Katliamı’nın bu topraklarda yaşanmış en vahşi ve kitlesel katliamlardan biri olduğunu, halkların kardeşliğini ve özgürlük mücadelesini hedef aldığını belirtti. Dev Yapı-İş, 10 Ekim’de kaybettiğimiz İnşaat-İş üyelerinin zorlu bir alanda inşaat işçilerinin özgürlük mücadelesini filizlendirdiğini; bunun yanı sıra eşitlik, özgürlük ve sosyalizm mücadelesini de yürüttüğünü söyledi. Emri verip katliama yol verenlerle hesaplaşmamızın süreceğinin ve bu yolda düşenlerin bayrağını ileri taşıyacağımızın altını çizdi.
Daha sonra sözü Dev Turizm-İş temsilcisi aldı. İnşaat-İş Sendikası’nın yürüttüğü mücadelede omuz omuza olduklarını, Dev Turizm-İş’in elinde Serdar Ben’in, Tekin Arslan’ın ve diğer ölümsüzleşenlerin bayrağının dalgalandığını ifade etti. Türkiye işçi sınıfının ve halkların kurtuluş mücadelesinde ısrar edeceğimizi vurgulayarak sözlerini noktaladı.
Köz adına biz de söz aldık. Serdar Ben yoldaşın yaşamı ve devrimci pratiğinin bugüne taşıdığı derslere değindik. Tasfiyecilikle yayılan bireyselliğin, bencilliğin geçer akçe olduğu bir dönemde Serdar yoldaşın bunun tam tersini tercih ettiği, çocukluğundan itibaren konfeksiyon atölyelerinden tersanelere işçi sınıfı içinde kararlı, sebatkar bir mücadeleyi hayatı boyunca sürdürdüğünü vurguladık. Onun örgütlü devrimcilikteki ısrarından aldığımız dersle, işçi sınıfı içinde yürütülecek kararlı ve sebatkâr bir mücadeleyi büyütmenin, 10 Ekim’de olduğu gibi barış ve diğer haklı talepleri bu mücadele içerisinde yükseltmenin önemini vurguladık. Devrim ve komünizm mücadelesinde düşenlerin anısını sınıf mücadelesinde yaşatacağımızı söyleyerek, “Devrimciler ölür, devrimler sürer!” diyerek sözlerimizi noktaladık.
DEM Parti Sultangazi adına da kısa bir selamlama konuşması yapılarak şiir okundu. Anma boyunca “10 Ekim Şehitleri Ölümsüzdür!”, “Serdar Yoldaş Ölümsüzdür!”, “Bedel Ödedik, Bedel Ödeteceğiz!”, “Yaşasın Devrim ve Sosyalizm!” ve “Devrim Şehitleri Ölümsüzdür!” sloganları atıldı.
Tekin Arslan, Erol Ekici ve Kemal Tayfun Benol Mezarları Başında Anıldı
11 Ekim günü İnşaat-İş’in çağrısıyla sendikanın kurucu üyeleri Tekin Arslan ve Erol Ekici, Tekin Arslan’ın Tuzla Aydınlı’daki mezarı başında anıldı. Anmaya Tekin Arslan’ın ailesi, dostları ve yoldaşlarının yanı sıra Limter-İş, Alınteri ve Köz de katıldı.
Anma, Tekin Arslan ve Erol Ekici şahsında 10 Ekim’de kaybettiklerimiz ile dünyada ve Türkiye’de komünizm mücadelesinde düşenler anısına bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. Saygı duruşunda Adnan Yücel’in Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek şiirinden dizeler okundu.
İnşaat-İş adına yapılan konuşmada, Tekin Arslan ve Erol Ekici’nin yalnızca sendikal örgütlenme yürüten işçiler değil, inşaat işçilerinin unutulmuş mücadelesini yeniden ayağa kaldıran komünistler olduğunu vurguladı. Tekin Arslan’ın devrimciliği yaşamının her alanında doğal olarak kuşanan kişiliğine dikkat çekti.
Limter-İş adına yapılan konuşmalarda da Tekin Arslan’ın hiçbir grup çıkarı gözetmeden sınıf mücadelesinin ihtiyaçlarına koşan, direnişleri omuzlayan ve örgütleyen devrimci pratiği vurgulandı. Yoldaşlarının anısını yaşatmanın, onların uğruna mücadele ettiği özgürlük ve sosyalizm mücadelesini büyütmekten geçtiği ifade edildi.
Alınteri adına yapılan konuşmada, Tekin Arslan’ın İnşaat-İş’in mücadelesiyle özdeşleşen bir devrimci olduğu vurgulandı. Ağır çalışma koşullarına rağmen sendikal faaliyetlerin aksamaması için geceleri çalışıp sabah eylemlerde işçilerle omuz omuza yer aldığı hatırlatıldı. Arslan’ın grup çıkarlarını değil, sınıf mücadelesinin ihtiyaçlarını esas alan tutumuyla öne çıktığı; bu nedenle Maviş yoldaşın da kendisinden ve kuşağından söz ederken onları sık sık “çok saygıdeğer insanlar” diye andığı belirtildi. Konuşma, Tekin Arslan’ın anısının mücadele içinde yaşatılacağı vurgusuyla son buldu.
Anmada, 10 Ekim’de yitirilen İnşaat-İş üyelerinin fotoğraflarının yer aldığı “Bitmedi Daha, Sürüyor O Kavga” pankartı açıldı; mezara çiçekler, baretler ve “Asla unutmayacağız, asla affetmeyeceğiz!” yazılı fotoğraflar bırakıldı.
Ardından İnşaat-İş’in kuruluşunda önemli emeği bulunan kurucu üyesi Tayfun Benol, Başıbüyük Mezarlığı’ndaki mezarı başında anıldı. 10 Ekim’de yitirdiklerimizin anılarını devrim mücadelesini büyüterek yaşatacağız.
İstanbul’dan Komünistler










