Bilgi Üniversitesi’ne kayyım atanmasının üçüncü gününde Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası’nın “Üniversitemizi, Emeğimizi ve Eğitimi Savunuyoruz!” başlıklı çağrısı üzerine Bilgi Üniversitesi kapısı önünde düzenlenen eyleme katıldık. Refleks şekilde örgütlenen eyleme herhangi bir materyal götüremedik. Üniversitenin içerisinde olan arkadaşlarımız bir forum duyurusu da yapmışlardı ancak üniversitenin kapısı polis ablukası altında olduğu için içeriye girmemiz mümkün olmadı. Eylem alanında iki farklı görüş vardı. Birisi polisin saldırmama yönünde bir tutum benimsediği, bizim de içerideki arkadaşların saldırıya uğramaması için barikatı zorlamamız, dışarıdan destek vermemiz yönündeydi. Diğeri ise, eylemi büyütmek için içeri ile dışarıyı buluşturmak gerektiği, bu sebeple de barikatın zorlanması gerektiği şeklindeydi. Nihayetinde barikat zorlanmamasına karşın polis içeride bulunan arkadaşlarımıza saldırı gerçekleştirdi. Bu sırada dışarıda polisin saldırısı sloganlarla protesto edildi. Polis, dışarıda bizim de içerisinde bulunduğumuz kalabalığa da saldırı girişiminde bulundu ancak herkesin bir arada durmasıyla bu girişim püskürtüldü. Bizim eyleme katılma amacımız, Bilgi Üniversitesindeki eylemlere müdahale edip yön vermekten ziyade destek vermek yönündeydi. Foruma katılmamız mümkün olsaydı forumda söz alarak, Bilgi Üniversitesine atanan kayyımın zayıflayan içsavaş hükümetinin yalpalayan saldırılarından bir başkası olduğunu, bu saldırıyı boşa çıkarmak için buradaki direnişi hükümete karşı topyekun bir mücadelenin parçası kılmak gerektiğini belirtecektik. Eylemlerin hemen ardından hükümet de geri adım atarak gerekçesi de geri alınması da kendinden menkul kapatma kararını kaldırmak zorunda kaldı.

Avrupa Yakasından Komünistler