Köz’ün arkasında duran komünistler olarak, komünistlerin parti birliği yolunda kitle örgütlerinin işlevini ele alacağımız bir söyleşi planladık. Bu söyleşinin yeri ve tarihi gibi detaylarını planlarken, alandaki siyasi kurumların katılımını gözettik. Bu kapsamda SODAP, SMF, Devrimci Parti, Umut-Sen, DEM Parti, SYKP, Sol Parti ve Enternasyonal Dayanışma’dan arkadaşlarımızı söyleşimize davet ettik. Söyleşiye katılıp görüş bildirmelerini arzu ettiğimizi paylaştık. Niyetimiz, bugüne dek birçok farklı gündemde bir araya geldiğimiz kimi kurumlarla komünistlerin parti birliği ihtiyacını kitle örgütlerinde çalışma üzerinden tartışmak ve ortak zeminler oluşturmaktı.
5 Temmuz Cumartesi günü Bağımsız Direnişçi İşçiler Sendikası’nda düzenlediğimiz söyleşinin belli kısımlarına DEM Parti, SODAP ve Umut-Sen’den arkadaşlar katıldılar. Söyleşi yaptığımız alana “Varoşlarda Birleş, Alanlarda Devleş! Özgürlük Savaşan İşçilerle Gelecek!” şiarlı ozalitimizi astık.
Konuşmacı yoldaş sunumuna kitle örgütü ve komünistler derken neyi kast ettiğimizi açıklayarak başladı. Burjuvazinin esas devrimci rolünü, dünyanın farklı köşelerindeki işçileri birbirine bağlayarak oynadığını Komünist Manifesto’ya referansla açıkladı. Burjuvazinin oluşturduğu parlamento gibi kitle örgütlerinde komünist çalışmanın bu örgütleri yıkmak, çıkmazlarını göstermek amaçlarını taşıdığını belirten yoldaş; sendika, kooperatif gibi kitle örgütlerinde ise bu örgütlerin sınırlarını emekçilere göstermek için çalışmak gerektiğini söyledi.
Burjuvalar ile proleterler arasındaki farkları rekabet, kendine yetme gibi başlıklarda sıralayan yoldaş, işçi sınıfını sektörlere bölmek isteyen burjuvaziye karşı komünistlerin birleştirici rol oynaması gerektiğini belirtti ve bu doğrultuda “siyaset yapma”nın iddia edilenin aksine işçi sınıfını bölen değil en geniş birliğini sağlayan bir olgu olduğunu ifade etti.
Tüm bunları söyledikten sonra, “Parti olmazsa ne olur?” sorusunun yanıtlanması gerektiğini belirten yoldaş, komünist bir parti ihtiyacını bilince çıkarmak için komünistlerin kitle örgütlerinde çalışması gerektiğini vurguladı. Köz’ün arkasında duran komünistlerin neden varoşlara gittiğinden ve geçmiş yıllardaki Kitle Örgütleri Koordinasyonu deneyiminden söz eden yoldaş, bugün de kitle örgütlerinin bir araya gelmesinin önemini vurguladı.
Sunumun ardından soru-görüş bölümüne geçildi. Burada ilk sözü BADİS temsilcisi aldı. Konuşmacı yoldaşın olması gerekenleri anlattığını, BADİS’in de geçmiş yıllarda Kitle Örgütleri Koordinasyonları’na katıldığını, birlik meselesini de çok tartıştıklarını belirtti. BADİS’in üye sayısının 2013’ten 2025’e gelindiğinde sekizde birine düştüğünü söyleyen temsilci, işçilere doğruları anlatarak örgütlenmeye çalıştıklarının fakat bunun zorluklarıyla karşı karşıya kaldıklarını ifade etti.
Bu bölümde söz alan DEM Parti’den arkadaş ise emekçi örgütlenmesine ilişkin öznel sorunların varlığına işaret etti ve önümüzdeki dönemde komün tartışmalarını arttıracaklarını söyledi.
Bu bölümün ardından ikinci tur konuşmasına geçildi. Yoldaş bu bölümde 12 Eylül yenilgi edebiyatına neden karşı olduğumuzu, “neoliberalizm” hikayesinin Türkiye’de farklı ilerlediğini ve özelleştirmelerin çok geç yapılabildiğini, çünkü Türkiye’deki devrimci dinamiğin ezilemediğini açıkladı ve yenilgi/ezilmişlik hikayesinin genel olarak bir şey yapmamanın bahanesi olarak kullanıldığını belirtti. Bugün zayıf olanın hükümet olduğunu, düşmanın zayıflığının emekçilere özgüven aşıladığını söyleyen yoldaş bu sebeple kitle örgütlerinin en geniş birliğini sağlamanın öneminin de arttığını ifade etti. Yan yana gelmeye mani olan “ben kendime yeterim” anlayışına ve “siyasete karışmayalım” tutumuna karşı savaş açmak gerektiğini vurguladı. “Bizim Köz olarak işçilere söyleyebileceğimiz bir şey yok. ‘Bir komünist parti olmadıkça size söyleyeceğimiz herşey yalan olur’ dememiz lazım işçilere. Köz, emekçiler arasında çalışma yürüten örgütlü güçlere sesleniyor ve komünist partinin kuruluş kongresini birlikte örgütleme çağrısı yapıyor. Fakat Köz’ün arkasında duran komünistler, kitle örgütlerinde faaliyet yürütürken işçilere bu kitle örgütleri adına seslenirler. Gelin burada örgütlenin derler.” diyen yoldaş, konuşmasını böylece noktaladı.
Söyleşinin ardından BADİS temsilcisi arkadaş ile kitle örgütlerinde komünist çalışma, program sorunu ve birlik sorunu üzerine sohbet ettik. Bu tartışmaları daha planlı şekilde sürdürme ihtiyacında ortaklaştık.
Bu söyleşiye katılamayan siyasetler ile söyleşinin gündemi ile ilgili konuşmak üzere bir araya gelmeyi ve ortak mücadele imkanlarını genişletmeyi hedefliyoruz.
Bursa’dan Komünistler










