8 Ocak günü Demokratik Kurumlar Platformu’nun çağrısıyla HTŞ’nin Eşrefiyê, Şêxmeqsûd ve Benî Zêd üzerinden SDG’ye yönelik saldırıları yirmi üç farklı kentte protesto edildi. “Xwedî derketina Rojava, xwedî derketina mirovahîye ye… Rojava vicdandır, özgürlüktür, direniştir; teslim alınamaz!” şiarıyla düzenlenen eylemlerin İstanbul ayağına Köz olarak flama ve dövizlerimizle katıldık.
Amerikan ve İngiliz emperyalizmi destekli bir hükümet darbesiyle başa getirilen HTŞ’nin üniter bir Suriye devletini yeniden yaratma hedefini gerçekleştirmesinin önündeki en büyük engel olan SDG’ye saldırması şaşırtıcı değil. Zira bölgede büyüttüğü devrimci dinamikler sebebiyle Rojava’daki kantonlar, hem emperyalistlerin hem de bölgedeki ezen ulus devletlerinin Ortadoğu’daki plan ve istekleri için büyük bir istikrarsızlık kaynağı olarak yaklaşık on dört yıldır varlığını sürdürüyor. Suriye’yi yeniden kurmak isteyenlerin amaçlarına ulaşmak için Rojava’yı tasfiye etmeye dönük saldırıları ve operasyonlarına karşı düzenlenen eylemde “Saldırılara Geçit Vermemek İçin Ortadoğu Gericiliğinin Gerileyen Bekçisi Cumhur İttifakı’na Karşı Mücadeleyi Büyütelim; Kürtlerin Esareti İşçilerin Esaretidir; Ortadoğu’ya Barış İçin Filistin ve Kürdistan’a Özgürlük; Savaşa Karşı Sınıf Savaşı; Rojava’yı Savunmak Emekçileri Savunmaktır; Kürtlere Özgürlük Ortadoğu’ya Barış!” şiarlı dövizlerimizle yer aldık.
Çoğunu DEM Parti’nin tabanı olarak nitelendirebileceğimiz yaklaşık üç yüz kişinin katıldığı eylemde önce EHP, SODAP, HDK, DEM Parti, SYKP, ESP ve Devrimci Parti adına sözler alındı. EHP, ABD-İsrail anlaşmasının arkasında olduğu, AKP’nin desteklediği, Colani’nin baskıcı ve tekçi rejiminin sonucu olan bu saldırıların, barış ve diyalog gündemdeyken Suriye’de halkların bir arada barış içinde yaşama umudunu tehdit ettiğini; bu tekçi saldırılar karşısında halkların çözüm iradesini savunmaya devam edeceklerini vurguladı. SYKP de barış ve çözüm süreci ilerlerken başlayan ikiyüzlü saldırıların karşısında halkların Rojava’nın yanında olduğunu ve Suriye’deki tüm halkların kendi kaderini tayin etme hakkını savunduklarını vurguladı. Devrimci Parti ve ESP, IŞİD’in Kobane’ye saldırısına benzeyen bu saldırıya karşı da enternasyonal dayanışma ve mücadeleyi büyütmek gerektiğini dile getirdi. SODAP da başta kadınların özgürlük mücadelesi olmak üzere Rojava’daki kazanımlara saldıranlara karşı Suriye halklarının eşitlik ve kardeşlik mücadelesini desteklediklerini vurguladı. DEM Parti ve HDK adına yapılan konuşmalarda ise Suriye’nin geleceğine dair uzlaşma zeminlerini ve Türkiye’deki barış sürecini olumsuz etkileyen bu saldırılara karşı Kürt halkının meşru direniş hakkını kullanacağı söylendi. Sol siyasetlerin konuşmalarının ardından Demokratik Kurumlar Platformu adına basın açıklaması okundu. Önceki çoğu sözle benzer bir içerik taşıyan basın açıklamasında Kürtlere yönelik saldırıların Alevi ve Dürzilere yönelik saldırıların devamı ve SDG ve Kürt halkının bölgede barış, demokrasi ve özgürlüğün tek teminatı olduğu vurgulandı. Bu saldırıların insanlık suçu olduğuna, yerleşim alanlarının bilinçli bir şekilde hedef alınarak sivillerin yaşam haklarının ihlal edildiğine değinildi ve saldırıların durdurulması çağrısı yinelendi.
Eylemde “Biji Berxwendana Rojava; Biji Berxwendana Kobane; Rojava’da Düşene Dövüşene Bin Selam; Jin Jiyan Azadi; Direne Direne Kazanacağız; Kurtuluş Yok Tek Başına Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz!” sloganları atıldı. Biz de diğer çoğu slogana eşlik etmenin yanı sıra “Kürtlere Özgürlük Ortadoğu’ya Barış” sloganını attık. Aynı zamanda eylemin başından sonuna kadar “Biji Serok Apo; Biji Berxwendana YPG” sloganları atıldığı, Rojava ve Çerxa Şoreşê marşları eyleme katılan kitle tarafından söylendiği için polis sık sık “kanunsuz” olduğuna dair anonsta bulunsa da eylem bitinceye dek bir saldırı olmadı.
Polis katılan çoğu kişiyi tek sıra halinde eylem alanından çıkardıktan sonra kalanlardan yaklaşık otuz kişiyi gözaltına aldı. Çıkan kişileri eylem alanının yakınından da uzaklaştırarak gözaltına alınan kişilerle eyleme katılanların arasına barikat kurarak kalabalığı böldü.
Saldırılara Geçit Vermemek İçin Ortadoğu Gericiliğinin Gerileyen Bekçisi Cumhur İttifakı’na Karşı Mücadeleyi Büyütelim!
İstanbul’dan Komünistler










