Yaklaşık olarak altı sekiz aydır toplantılarını devam ettiren 1 Mayıs Mahalle Meclisi daha Önce Erzurum AŞDER Derneği’nde, Diyarbakır Bismil Derneği’nde halk toplantısı yaptı. Üçüncü halk toplantısını (Forum) PSAKD 1 Mayıs Cemevi’de gerçekleştirdi.

Halk toplantısına mahalle meclisinin içinde yer alan dernekler ve siyasetlerde katıldı. Köz’ün arkasında duran komünistler olarak 1 Mayıs Mahallesi’nde uzun yıllardır çalışma yürütüyoruz. Emekçilerin kendi sorunları etrafında örgütlendirilmesinin ve mücadele etmesinin imkanının bulduğu her alanda mücadeleyi büyütmeye çalışıyoruz.

Forumda ilk olarak meclisin ve 1 Mayıs Mahallesi’nin mücadele tarihi anlatıldı. Bugün mahallenin sorununun sadece uyuşturucu ve çeteleşme sorunu olmadığı, kentsel dönüşümden, iktidarın siyasi krizi, emekçilerin sorununa kadar bir yığın sorunu olduğu ve bütün sorunların da birbirine bağlı olduğu vurgulandı. Mücadelelerin parçalı değil bileşik olması gerektiği konuşuldu. Uyuşturucu ve çeteleşmeye karşı mücadelenin tek başına bir toplantı yaptık, eylem yaptık diye geçiştirilebilecek bir sorun olmadığı, uzun vadeli ve azimli bir çalışmayla, tüm mahallenin mücadelesiyle bir yere evrileceği vurgulanan bir açılış konuşması gerçekleşti.

Forum kısmında SMF, TÖP, KöZ, Moto-Kurye İşçileri Derneği, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği 1 Mayıs Cemevi Gençlik Meclisi, PSAKD Cemevi ve NATO Karşıtı Birlik ve katılımcılar konuşma yaptı. Konuşmaların içeriği mahallenin sorunları ve Türkiye’de yaşanan siyasi sorunlar ve bu sorunlara karşı mücadelenin nasıl olması gerektiği, NATO ve NATO’ya karşı mücadele nasıl olmalı noktasındaydı.

NATO Karşıtı Birlik adına bildiri okundu ve mücadele çağrısı yapıldı. Kadıköy’de 5 Temmuz’da yapılacak yürüyüşe foruma katılanlar davet edildi. SMF adına yapılan konuşmada şunlar ifade edildi:

Bu sorunu yalnızca burada yaşamıyoruz. Gazitepe’de, Nurtepe’de, Okmeydanı’nda, Gülsuyu’nda, Kartal’da, Sarıgazi’de de benzer saldırılar yaşanıyor. Peki neden özellikle buralar hedef alınıyor? Çünkü bu mahallelerde devrimci bir damar, halkla kurulan güçlü bir bağ ve dayanışma kültürü var. Bu bağ koparılmak isteniyor.

Bugün burjuvazi ve sermaye, bu mahallelere hem kentsel dönüşümle hem uyuşturucuyla hem de çeteleşmeyle saldırıyor. Yaşanan ekonomik ve siyasal krizlerin yükü yine emekçilere, yoksul halka ve onların çocuklarına yıkılıyor. Medyasıyla, basınıyla ve bütün kurumlarıyla bu düzen örgütleniyor. Buna karşı mücadeleyi de ancak hep birlikte, örgütlü bir şekilde yürütebiliriz.

Bu saldırılar NATO’dan ve emperyalist politikalardan bağımsız değildir. Emperyalistler ve ABD’nin başını çektiği NATO, on yıllardır bölgemizi ve dünyayı kan gölüne çevirmekte; halkları katletmekte, doğayı yok etmekte, işçileri ve emekçileri acımasızca sömürmektedir.

NATO dışarıdan bir örgüt değildir; bu topraklardaki sömürü ve baskı düzeninin de örgütleyicilerinden biridir. Bugün halkların katili olan bu güçler Ankara’ya gelerek işçilere, emekçilere ve halklara dönük yeni savaş ve saldırı politikalarını planlamak istemektedir.

Burada birçok siyasi kurum, parti, dernek ve temsilci var. Her birinin belli bir kitleye ulaşma gücü var. Bu gücü mahallede ortak bir mücadeleye dönüştürmek gerekiyor. Yerel derneklere gitmeli, oralarda toplantılar, forumlar ve etkinlikler yapmalıyız. Sadece belli bir alana sıkışmamalı; sokak sokak, kapı kapı dolaşmalıyız. Buradan mahalle meclisi çalışmalarını selamlıyoruz. Buraya gelen herkesin bu çalışmaya destek vermesini, katkı sunmasını ve bu mücadelenin bir parçası olduğunu bilmesini istiyoruz.

Ardından bir yoldaşımız Köz adına konuşma yaptı:

Ben de Köz adına söz alıyorum. Yaklaşık altı yedi aydır biz de Köz olarak her hafta düzenli yapılan, pazartesi günleri gerçekleştirilen mahalle meclisi toplantılarına katılıyoruz. Bu çalışmayı mahalleye nasıl daha fazla yayabiliriz? Çünkü asıl mesele, mahallenin ayağını herkesin oluşturduğu, köşe taşlarını herkesin birlikte ördüğü bir çalışmayı büyütmek ve bu mahalleyi hep birlikte sahiplenmektir.

Uyuşturucu ve çeteleşme, tek başına bu mahallenin sorunu değildir. Asıl meselelerden biri de kentsel dönüşümdür. Zaten uyuşturucu ve çeteleşme de kentsel dönüşümle birlikte daha fazla gelen, daha fazla büyüyen ve devam eden bir sorun olacaktır.

Çünkü bu mahalle, herkesin gözünün üzerinde olduğu, merkezi bir noktada bulunan ve bir anlamda Fikirtepe’ye benzetilmek istenen bir yerdir. Bunu yaptırmamak için, kentsel dönüşüm meselesinde nasıl birlikte mücadele edeceksek, nasıl bir dönüşüm istiyorsak, onu da birlikte tartışmalı ve buna yönelik hareket etmeliyiz. 1 Mayıs Mahallesi’nin mücadele tarihi benden önce detaylı anlatıldı.

Bu meselenin tam ortasında, özellikle devrimcilerin yoğun olduğu ve birlikte kurduğu olduğu mahallelere uyuşturucunun ve çeteleşmenin getirildiğini zaten herkes söyledi, biliyoruz. Ama aynı zamanda NATO’nun Türkiye’de yapılacak toplantısının öncesinde de söylediğimiz gibi, bu devletin kendisi uyuşturucuyu ve çeteleşmeyi güçlendiriyor, büyütüyor. Bunu da hiç gizlemeden, gözümüze soka soka yapıyor. İçinde kimlerin olduğuna dair bildiğimiz şeyleri medyadan bile duyabiliyoruz. Yani bunun devletin bir parçası olduğunu görüyoruz.

Bugün Türkiye, NATO’nun hem en zayıf halkası hem de ileri karakoludur. Eğer bugün NATO’ya karşı bir mücadele yürüteceksek, NATO’ya karşı gerçekten bir şey yapacaksak, bu devlete karşı, hükümete karşı mücadeleyi yükseltmeden NATO’ya karşı mücadeleyi de yürütemeyiz, büyütemeyiz.

O yüzden NATO’nun ileri karakolu olan bu devlete karşı güçlü bir mücadeleyi, ezilenlerin ve emekçilerin birlikte yürütmesi gerekir. İşçilerin ve emekçilerin iktidarını sağlayarak NATO’yu da ancak bu şekilde püskürtebiliriz.

Halk toplantısının ardından hazırlanan pankart mahalleye asıldı.

1 Mayıs Mahallesi’nden Komünistler