1 Mayıs Mahallesi’nde DEM Parti 1 Mayıs’a giderken etkinlik önerisi ile toplantı çağrısı yaptı. İlk toplantıya hızlıca ESP, Köz, HDK, Mayısta Yaşam Kooperatifi çağrılmıştı. ESP çalışmalarından kaynaklı katılamayacağını ancak bir eylem veya etkinlik kararı alınırsa katılımcı olacağını belirtti. Toplantıda Nisan ayının son haftasonunda şölen kararı alındı. İkinci toplantıya TİP, SMF, ESP tekrar şölen kararı alındığı aktarılarak davet edildiler.
İkinci toplantıya DEM Parti, Köz, HDK, Mayısta Yaşam Kooperatifi, TİP katıldı. Toplantıda şölen içeriği için DEM Parti ve TİP vekillerinin katılımıyla ve müzik grubu, forum şeklinde plan yapıldı. Çalışmanın içeriği, davetiye şekli ve düzenleyen ve katılan tüm kurumların istediği gibi materyalle katılabilmesinin de önü açık olduğu vurgulandı.
TİP tek toplantı dışında hiçbir toplantı ve çalışmaya katılmadı. Aynı şekilde şölene de katılmadı. Son anda katılamayacaklarını iletti. Aynı süreçlere yayılmayacağı düşünülen Sırrı Süreyya Önder’in de hastane süreci şölen çalışmalarına denk geldi ve çalışmaları etkiledi.
Şölen gününe kadar pazarda bildiri dağıtımı yapıldı. Kurumlar, dernekler ve kahvehanelere duyurular asıldı ve şölene davet edildi. Bunun dışında aksayan toplantılar nedeniyle bazı çalışmalar yapılamadı. DEM Parti vekil ayarlamıştı fakat vekilin yoğunluktan dolayı şölene katılamadığı söylendi. Bu da şölen zamanı planlamada eksik oldu.
Şölen katılım sayısı az bulunduğu için belirlenen saatten neredeyse 1,5 saat sonra ancak başlatıldı. 30-35 kişinin katıldığı şölen açılış konuşmasıyla başladı:
“Sınırsız grev hakkı için alanlara davet ediyoruz; Emeklilerin hak ettikleri ücretleri alabilmeleri için alanlara davet ediyoruz; Sınırsız, sınıfsız, sömürüsüz bir dünya için alanlardayız; Sınırsız sömürüsüz bir mücadeleyi işçilerle vermek için alanlardayız; İnsanca yaşamak için alanlardayız; Y ve S Kuyu tipi hapishanelerde açlık grevindeki yoldaşlarımız için alanlardayız; 1 Mayıs alanlarına davet ediyoruz. Yaşasın 1 Mayıs, Biji Yek Gulan”
Ardından kurumlar söz almak üzere davet edildi. İlk olarak Mayısta Yaşam Kooperatifi söz aldı:
“Hepinizi Mayısta Yaşam adına selamlıyorum ve etkinliğimize hoş geldiniz diyorum. Çok yakın zamanda 1 Mayıs olacak. 1 Mayıs emekçi ve ezilenlerin, işçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günüdür. 1 Mayıs’a şöyle bir atmosferde giriyoruz; yakın zamanda 19 Mart süreci yaşandı ve biz aslında emekçilerin ne kadar güçlü olduğunu yeniden gördük. Üniversite öğrencileri, emekçiler ve ezilenlerin birçok kesimi bugün yeniden sokakları doldurmaya başladı ve bunların bir kısmı demokrasi mücadelesine ilk adımlarını attılar. Bugün onların büyüteceği eylemli mücadeleden hükümetin korktuğunu biliyoruz. Hükümet de işçilerin meydanlara akmasından korkuyor. Bu yüzden emekçilerin eylemlerde buluşmasının büyümesi gerektiğini biliyoruz. Eylemli mücadeleyi büyütmek gerektiğini biliyoruz.
Biz Mayısta Yaşam Kooperatifi olarak bir eğitim kooperatifiyiz. Bugün Eğitim-Sen’e hükümete destek vermediği için yapılan saldırılar, akademisyenlerin mesleklerinden edilmesi bunlar bizim hükümete karşı verdiğimiz eylemli ve örgütlü mücadelemize yapılan saldırılardır. Ama sorunlarımız bunlarla sınırlı değildir. Hepimizin farklı sorunları var. Bu farklı sorunlarımızı deneyimliyoruz ve mücadele etmek için de taleplerimizi büyütüyoruz. İşçi sınıfıyla o alanları doldurmamız gerektiğini biliyoruz. Mayısta Yaşam adına biz de sizi 1 Mayıs alanlarına davet ediyoruz. Yaşasın 1 Mayıs, Biji Yek Gulan”
Ardından Ezilenlerin Sosyalist Partisi söz aldı:
“Tüm katılan dostlarımızı Ezilenlerin Sosyalist Partisi adına selamlıyorum. AKP-MHP iktidarının 23 yıllık baskı iktidarının sonucunda bir çok ayaklanma, isyanlar, eylemler gerçekleşti. Hele bu yakın süreçte 19 Mart sonrası İBB başkanının tutuklanmasıyla binlerce emekçi Saraçhane’de yasaklara rağmen sokağa çıktı. Çok uzun bir dönemden sonra öğrenci hareketinin barikatları yıkıp Beyazıt Meydanı’nı zapt etmesi çok önemliydi. Liseli öğrenciler de sokağa çıkmaya devam ediyor. Bugün 1 Mayıs’ı böyle karşılıyoruz. Bugün 1 Mayıs bizim için daha önemli çünkü 1 Mayıs’ta Taksim yasağıyla karşı karşıyayız. Bizler dönem dönem barikatları aşarak Taksim’i özgürleştirdik. Bugün herkesi Taksim’i aşmaya çağırıyoruz. Biz Ezilenlerin Sosyalist partisi olarak 1 Mayıs’ta Taksim’de olacağız. Dolayısıyla işçileri, ezilenleri, öğrencileri, kadınları 1 Mayıs’ta Taksim’e çağırıyoruz. Partimize yönelik 21 Ocak’ta bir operasyon oldu. Kurumlarımız ve evlerimiz basıldı. 35 yoldaşımız tutuklandı. Yoldaşlarımız kuyu tipi cezaevlerine gönderildi. Bu cezaevleri 24 saat güneşi görmeyen, tamamen tecridin yaşandığı, insan sesinin bile yaşamadığı cezaevleridir. Bu cezaevlerinde kalan yoldaşlarımız 1 haftadır başladıkları süresiz açlık grevindeler. Tüm kavga dostlarımızı içeride verilen mücadeleyi dışarıya taşımaya davet ediyoruz.”
Ardından Köz olarak biz söz aldık:
“Öncelikle bu etkinliğe katılan herkesi Köz adına selamlıyorum. Bugün 1 Mayıs’a giderken böyle etkinlikleri örgütlemek ve çoğaltmak gerek. Bu etkinliği örgütleyenleri de selamlıyorum.
Köz 2009 yılından beri AKP’nin gerilediğini söylüyor. 2009’dan 2015’e gelindiğinde tek başına iktidar olamayan AKP bugün Cumhur İttifakının içinde hükümet kurabiliyor. 2015’ten bugüne de bir içsavaş başlatmıştır. Bugün de bu içsavaş devam etmekte ve daha yoğun bir şekilde hissedilmekte. Bu içsavaşın asıl odak noktalarından biri bugün 2028 seçimlerine bel bağlayan herkesi ilgilendiriyor. 2019, 2023, 2024 seçimlerinin de gösterdiği gibi bugün de görünen o ki ortada siyasi krizin, rejim krizinin yaratmış olduğu bir tahribat var ve hükümet seçim yoluyla da gitmiyor. Hükümetin seçimle değil devrimle gideceğinin de göz önünde olduğunu görüyoruz. 19 Mart’ta İmamoğlu komplosundan beri yaklaşık iki aydır sokaklar zapt edilmiş durumda ama bu zapt etme meselesi ezilenlerin emekçilerin eylemli zapt etmesi değil ve bugün asıl bunun yolunu açmak gerekir. Emekçilerin demokrasi mücadelesinde bağımsız hattını kurmak gerekir diyoruz. Aynı zamanda tek tek siyasi rehinelerin özgürlüğünü değil tüm siyasi tutsakların özgürlüğünü haykırmak gerekir. Seçimle değil devrimle gidecek. Biz de buraya katılan herkesi 1 Mayıs’ta alanlara davet ediyoruz. Yaşasın 1 Mayıs, Biji Yek Gulan!”
Şölene bir adet bayrağımız ve dövizlerimizle katıldık. Burjuva muhalefetinin kuyruğuna takılmamak gerekir diyen, siyasi tutsakların özgürlüğünün ve barış ve özgürlüğün tek yolunun devrim olduğunu vurgulayan ve özgürlüğün savaşan işçilerle geleceğini belirten dövizlerimizi kullandık. “Yaşasın 1 Mayıs, Biji Yek Gulan”, “Özgürlük Savaşan İşçilerle Gelecek”, “Emekçi ve Ezilenleri Savunmak Gerici Cumhuriyetin Demokrasisinde Değil Bağımsız Siyasetle Mümkün”, “Rehine Pazarlığına Geçit Yok, Siyasi Tutsaklara Özgürlük” şiarlarını yükselttik.
1 Mayıs Mahallesinden Komünistler










