Tarihin Lokomotifi, Bugünün Pusulası paneline hazırlık için, Gülensu Mahallesi ve Maltepe Beşçeşmeler Meydan’a panelin duyurularını astık. Gazetemizin son sayısının protokolünü kurumlara bıraktık.
Kurumlara bu yıl gerçekleşen panelin dört siyasetle ortak örgütlendiğini yedi konuşmacının olduğunu ve çalışmanın eylem birliğine vardığını anlattık. Ekim Devrimi’ni rehber edinenlerin bu devrime neden sahip çıktığını ve ayırt edici yönünün proletaryanın iktidarını alan bir devrim olduğunu belirttik.
Gülensu’da panele davet için ev ziyaretleri gerçekleştirdik. Bugün bu panelin bir eylem birliği etrafında örgütlendiğini belirttik. Köz olarak siyaset sahnesine çıktığımız günden bugüne eylem birliklerinin önemine hep vurgu yaptığımızı ve nerede olursa olsun işçi sınıfının sorunlarını onların kendi sorunları etrafında örgütlenmesinin çalışmasını yürütenlerin bu kapsamda yana yana gelmesinin eylem birlikteliklerinde buluşmasının çalışmasını her daim yürüttüğümüzü anlattık. Ekim Devrimi panelinin de bu anlamda önemli bir çalışma olduğunu vurguladık.
Ekim Devrimi’ni ve güncelliğini anlatırken diğer devrimlerden farkının İkinci Enternasyonal ile Komünist Enternasyonal farkını ve asıl düşman kendi yurdunda şiarının önemini vurguladık. Panelin içeriğini de SSCB vurgusu üzerine oluşunun bir anlamı olduğunu belirttik. Ekim Devrimi’nin diğer devrimlerden farkı ve bizim rehberimiz olmasının anlamını proletaryanın iktidarını aldığı başka bir devrim olmaması olduğunu belirttik.
Ev ziyaretimizde bugün devrimci bir odaktan yoksun oluşumuzu ve yapılan odak tartışmalarını konuştuk. Bize sorulan sorulardan birisi bugün bir kabarma olsa bile bir ayaklanmaya-devrime dönüşemeyeceğini ve iktidarı alacak bir yerin olmadığını belirten konuşmalar gerçekleşti. Kendine komünist diyenlerin bile iktidarı ya alamayacağı ya da öznel sorunlardan kaynaklı işçilere verilemeyeceğini belirten sohbetler gerçekleşti.
Buna karşı bizim cevabımız ise bugün komünistlerin devrimci odak olma sorununu anlattık. Bu sorunu Devlet ve Devrim’den bir partinin esnek ve katılık konusunda anlattıklarına değinerek yaşadığımız coğrafyadaki irili ufaklı siyasi patlamalar karşısında reformizmin veya ekonomizmin yanıtları ve devrimcilerin pratiklerini anlattık.
Gezi Ayaklanması, Boğaziçi-Koç Üniversitesi direnişlerini anlatırken “Komünistler kendi dar gündemleriyle kalmazlar. Bu eylemlerde dahi yığınların nasıl örgütlenmesi gerektiğine dair çalışmalar yaparlar. Forumlar bunun bir örneğidir.” dedik.
Ayrıca devrimi sabah kalktık ve devrim oldu gibi bir şey olmadığını anlattık. Bir kabarmanın ve devrimin koşullarını anlattık. Yönetenlerin yönetememesi, yönetilenlerin yönetilmek istememesi, siyasi krizlerin artmasının gerçekleşmesi gerekir. Hiçbir devrim bunlar olmadan gerçekleşmedi. Sadece Ekim Devrimi değil, Çin Devrimi, Küba Devrimi ve hatta Rojava Devrimi de bu şekilde gerçekleşmiştir. Siyasi boşluk bulunduğu anda nihai darbe vurulmuştur.
“Proletaryanın iktidarını hedefleyen komünistler yürüttükleri bütün çalışmalarda proletaryanın öncüsü olmak ve proletaryanın iktidarının çalışmasını sağlamak dışında hedef belirtmezler. Bunun aması fakatı lakini yoktur” diye sözlerimizi bitirip, Ekim Devrimi paneline davet ettik.
Ev ziyaretindeki dostlarımız panelin yaşadığımız coğrafyadaki devrimci dayanışma açısından önemi üzerine heyecanlandıklarını belirttiler.
Gülsuyu’ndan Komünistler










