Devrimci odak çalışması kapsamında Alınteri ve Köz’ün yürüttüğü kamp çalışmalarını, böyle bir odağın ihtiyacını çekenler olarak anlamlı bulup bir ucundan tutmak istedik. Bunun için halihazırda iletişimimiz olan bazı kurumları yüz yüze görüp onları bu kamptan haberdar etmek, davet etmek istedik. Bu ziyaretlerde kimimiz Ayrışım Kitabevi’ni gördü. Gittiğimizde bize güç birliği çalışmalarının nasıl gittiğini sordular. Bu çalışmaların Asgari Ücret Kampanyası ile başladığını, emekçi sınıfının yüzünü dönebileceği siyasi bir hatta ihtiyacımız olduğunu, çalışmaların da bu doğrultuda ortak ve istikrarlı faaliyetlerle ilerlediğini söyledik. Asgari Ücret Kampanyası’nda da asgari ücret sorununun bir devrim sorunu olduğunu söylediğimizi yineledik. Köz’ün temel saptamalarına dair sorular sordular. Komünist bir partinin ihtiyacını duyduğumuzu, Komintern’in ilk dört kongresini esas, 21 Koşul’unu referans aldığımızı, 71-72 kopuşuna sahip çıktığımızı söyledik. Kızıl ipin 4. kongreden sonra koptuğunu söyledik. Parti kurma amacı etrafında dönüp durduğumuzu, kitle içinde çalışma yürütmediğimizi ifade eden bir yanıt aldık. İnşaat İş lokali gibi Köz’ün içinde faaliyet yürüttüğü kitle örgütlerinden, buradaki çalışmalardan bahsettik.

Sohbetin devamında Kaypakkaya’nın, Mustafa Suphi TKP’sine yüzünü döndüğü için bizim için kritik bir önemi olduğunu söyledik. Kongreleri konuşurken Stalin hakkında ne düşündüğümüz soruldu, Stalin’i “tanımadığımızı” söyledik, parti bazlı baktığımızı da söylemeliydik. Bizden Devrimci Odak özel sayısını istediler, bilahare ulaştırdık. Kampa gelmek istediler, bu sohbeti orda da yapmak istediğimizi söyledik. Zaman sorunlarından ötürü katılamadılar. Mustafa Suphi Vakfı’na bir kısmımız ziyarette bulundu. Soruları üstüne mevcut dağınık atmosferde bağımsız siyasi iddialarla yanyana gelmenin ihtiyacıyla yürüyen güç birliği çalışmasından, gittikçe daha samimi ve istikrarlı ilerlediğinden, ama şu anki güç birliğinin kazanımlarının sınırlı olduğunun ortada olduğundan, bu sınırları aşmak için Devrimci Odak’ın yaratılmış olması gerektiğinden bahsettik.

Kampta da konuşmak için onları davet ettik. Konum itibarıyla yakın olup katılmak isteyebileceklere haber vereceklerini söylediler. Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası’ndan iletişimimiz olan birini kampa davet ettik. Devrimci Odak’a ihtiyaç duyduğumuzu ve kampın da bu bağlamda düzenlendiğini anlatalım, kararı almışken bu şekilde bir konuşmaya girmedik. Daha çok iki tarafın da dayanışmanın, yanyana gelmenin öneminden bahsettiği bir sohbet etmiş olduk.

Konuştuğumuz kişi zaman ve yoğunluk sebepleriyle katılım sağlayamasa da kampın organize edilmesinin, bu buluşmaların anlamlı olduğunu düşündüğünü bize aktardı. Divriği Kültür Merkezi’ne gitmeyi planladık ve gidemedik.

Kadıköy’den Komünistler