Tuğba Yavaş, kocası Prof. Dr. Alptekin Yavaş tarafından öldürüldü. Bunu herkes biliyor. Mahkeme biliyor, üniversite biliyor, sokaktaki vatandaş biliyor. Ama Alptekin Yavaş hala özgür, hala kürsüde, hala öğrencilerine “ders” anlatırken; hak arayışında olan yoldaşlarımız, doğru haber yapan gazeteciler, sokaklarda temel yaşam hakları için eylem yapan öğrenciler hapiste, susturuluyor, yargılanıyor. Nasıl? Bu sistem kadın cinayetlerini “faili meçhul” değil “ faili meşru” kılmak üzerine kurulu. Katilin, Alptekin gibi iktidar yandaşlarının gücü arkasındaysa, üniversiteliyse, tanınıyorsa, “iyi bağlantıları” varsa ceza değil koruma alır. Mahkeme günü oradaydık. Alptekin Yavaş yine özgür. İddianame zayıf, deliller yetersiz; savcı tembel, hakim ise onun bunun torpillisi. Peki ya üniversite? Rektörlük sessiz, dekanlık sessiz, öğrenciler sessiz. Alptekin hala sınıfın önünde geziyor. Bu bir tesadüf değil, bu sistemin ta kendisidir; Tuğba Yavaş ise bu sistemin kurbanıdır ve tek kurban o değildir. Her kadın cinayeti aslında aynı zincirin halkasıdır: erkek şiddeti meşrulaştırılır, kadın bedeni denetlenir, adalet sermayeye ve cinsiyete göre dağıtılır. Üniversite, bilimin ve aklın yuvası değil midir? Nasıl olur da bir katil, üniversitenin duvarları arasında öğretmenlik yapabilir? Nasıl olur da kürsü, bir kadın katilini ağırlar? Çünkü üniversite, sermayenin ve iktidarın taşeronudur. Alptekin Yavaş, sadece bir birey değil; bu düzenin bir ürünüdür. Onu koruyan, ceza almamasını sağlayan, eğitim hayatına devam ettiren bu sistemdir. Ve bu sistem, kadınları yaşatmak değil, erkek egemenliğini sürdürmek için vardır.
Tuğbanın mahkemesinde ne öğrenciler vardı, ne insan kalabalığı. Herkes Alptekin’in cezasız kalacağını biliyordu, kadın cinayetleri sıradanlaştı. Yine de oradaydık, çünkü Alptekin Yavaş özgürse, sessizliğin eseridir. Bu sistem, kadınları öldürmeye devam ederken, katilleri kollayan, muhalif sesleri ve gerçek habercileri hapse tıkayan bir makinedir. Biz bu makineye karşı, nefesimiz yettiğince, sesimiz yettiğince haykıracağız. Alptekin Yavaş’ın serbest dolaştığı her gün, Tuğba’nın ruhuna ihanettir. Ve bu ihanet, ancak bu düzenin tümüyle yıkılmasıyla sona erecektir.
ÇOMÜ’den Bir Öğrenci










