Mayısta Yaşam Kooperatifi’nin Mustafa Suphi Vakfı’nda düzenlediği 8 Mart etkinliğine katılmıştık, 1 Mayıs gündemini konuşmak üzere Mustafa Suphi Vakfı’na gittik.

Sohbetimizde vakfın 1 Mayıs’a yaklaşımını dinledik; 1 Mayısların burjuvazinin bize bahşettiği bir bayram değil, işçi sınıfının, emekçilerin mücadelesinin kitlesel bir alanı olduğundan bahsettiler. Biz de bu örgütlenecek eylemin tartışılması gereken temel unsurunun nerede yapılacağı değil, bu eylemin emekçilerin, devrimcilerin bağımsız siyasetiyle örülmesi gerektiğini söyledik. 1 Mayısların çıkarımları olan, değerlendirmesi yapılabilecek bir programı olan bir eylem biçiminde örgütlenmesi gerektiğini konuştuk. Mustafa Suphi Vakfı’nı 26 Nisan’da Alınteri ile Köz’ün örgütlediği 1 Mayıs pikniğine davet ettik. Bu pikniğin tüm siyaset ve kurumlara açık olduğunu, bu pikniğin stand açabilecekleri, kendi sözlerini söyleyebilecekleri bir alan olduğunu söyledik. Mustafa Suphi Vakfı da 25 Nisan günü, 1 Mayıs’ın 50. yılı etkinliği düzenleyeceklerini söyleyip bizi davet ettiler.

Bu örgütlenmeleri konuşurken Vakıf’tan arkadaşlar, işçi sınıfı içinde örgütlenmelerin nasıl yapılması gerektiğinden bahsetti. Örgütlenmelerde işçi sınıfının ekonomik ve sosyal ihtiyaçlarına da cevap vermenin önemli olduğunu söyledi. Komünist Manifesto’da geçtiği gibi bu sorunlar etrafında örgütlenmenin esas kazanımının yine emekçilerin ve devrimcilerin yan yana gelmesi, mücadeleyi büyütmesi olduğunu söyledik.

1 Mayıs’tan Emekçiler