Yaşadığımız topraklarda birçok parti, sol kurumun var olması ve kendini solcu olarak tanımlayan öğrencilerle tanıştığımızda bize yöneltilen “örgütlü müsünüz?”, “hangi örgüttensiniz?” gibi sorular bizi bir devrimci partinin nasıl olması gerektiğini düşünmeye itti ve bu doğrultuda, Çanakkale’de bir grup öğrenci olarak Lenin’in “Ne Yapmalı?” yazılarını okumaya başladık. Genelde haftada iki defa olmak üzere buluşup, gerek sırasıyla sesli olarak birbirimize okuyarak, gerek notlar alarak ve onları birbirimize açıklayarak ilerlememizi sürdürdük. Bu şekilde yaptığımız iki oturumda kitaptan iki bölümü de akılda kalıcı bir şekilde bitirmiş olduk.

Okurken günümüzdeki parti sorunlarının, 1900’lerin başında da var olduğunu ve o tarihlerde de devrimcileri meşgul eden sorunların günümüzdekine epey benzer olduğunu gördük. Bugün kampüslerde sıkça karşılaştığımız dağınıklığın ve belirsizliğin, sandığımızın aksine yeni olmadığını fark ettik. Komünist siyasetin nasıl yapılması gerektiğine dair fikirler edindik. Ekonomizmin kusurlarından konuşup, kendiliğinden bilincin sınırlarını ve partinin görevlerini somutladık.

Bu kısa okuma sürecinde bile, bugün devrimci siyasetin neden bu kadar zorlandığını ve bu zorluğun nereden kaynaklandığını düşünme imkanını yakaladık. Teorinin pratikten kopuk bir yük değil, yönünü kaybeden mücadeleler için bir pusula olabileceğini yeniden hep beraber düşündük. Bugün kendisini solcu olarak tanımlayan ama neden dağınık ya da etkisiz kaldığımız sorusuna net bir cevap veremeyen pek çok öğrenci için, bu tür kolektif okuma ve tartışmaların hâlâ önemli bir imkan olduğunu düşünüyoruz.

ÇOMÜ Öğrencileri