Geçtiğimiz aylarda çalışma yürüttüğümüz alanda, Ortadoğu’da devam eden savaşların yakıcı olarak önümüze koyduğu ödevlerin ne olduğunu anlatan ozalitlerimizi yaptık.

Esad’ın devrilişi bir emekçi hareketiyle değil, Amerikan ve İngiliz emperyalizminin yıktığı ve Erdoğan hükümetinin ise belirleyici müdahalede bulunmayıp seyrettiği bir tabloyla gerçekleşti.

İlhakçı üniter devletler birer birer çöküyor. Nasıl Esad’ın çökmesi Suriye’de içsavaşı bitiremediyse, Türkiye’de zar zor ayakta kalan hükümet zayıflıyor, zayıfladıkça saldırganlaşıyor, içsavaşı kimse bitiremiyor. Hükümet çaresizce Rojava’ya saldırıyor.

Rojava’yı savnmak bugünün enternasyonalist görevidir. Ne emperyalistler ne de uşakları Ortadoğu’da başarılı olabiliyorlar. Düşmanımız bugün daha da zayıf. Önümüzdeki yol proleter devriminin ve ulusların bağımsızlık mücadelesinin yoludur. Bu yolu açmak için komünist bir partinin yaratılması en acil ihtiyaçtır. Rojava’nın düşmanı emekçilerin de düşmanıdır.

Saldırılara Karşı Hükümeti Kitlesel Eylemlerle Süpürelim!

Ortadoğu’da Mümkün Olan Emperyalistlerin Değil, Ekim Devrimi’nin Açtığı Kurtuluş Yoludur!

1 Mayıs Mahallesi’nden Komünistler