Ankara’da Marksist-Leninist bir grup olarak bu 1 Mayıs’a Köz-Alınteri kortejinde katıldık. Bunun başlıca sebebi Komünistlerin Birliği Platformunun dar grupçu pratiklerden sıyrılıp başlattığı devrimci odak inşası için izlenen siyaset ve yapılan çağrılardı. 1 Mayıs kortejinde Alınteri ve Köz’ün ortak pankartla birlikte yürümesi de bu eylem birliğinin lafta olmadığının ve Türkiye sosyalist tarihinde izlenen başarısız tasfiyeci sözde birleşme girişimlerinden farklı olduğunun bir kanıtı niteliğindeydi. Devrimci odak inşası açıkça burjuva örgüt disiplinlerini reddeden bolşevik bir siyasettir ve direkt olarak Komintern çizgisinin siyasetidir:

“Komünist partilerin şu anki temel görevi, dağınık komünist güçleri bir araya getirmek, her ülkede tek bir Komünist Parti oluşturmak (ya da mevcut partiyi güçlendirmek veya yenilemek) amacıyla, proletaryayı siyasi iktidarın fethine hazırlama çalışmalarını on katına çıkarmaktır.”

(– Komünist Enternasyonal 2. Kongre Tezleri, 1920)

1 Mayıs’ta Alınteri ve Köz kortejiyle “Devlet madencinin değilse madencinin devleti gerek!” şiarlı pankartımızla katıldık; amacımız nisan ayında açlık grevi yapan ve 1 Mayısı kutlamaya gelmiş maden işçilerini temsil etmek komünist bir şiarla onları savunmaktı. 1 Mayıs alanında madencilerle olabildiğince iletişim kurduk ve onların direnişlerinin, 1 Mayıs’a katılımlarının verdiği sınıf bilincini birebir gözlemleyebildik açıkça “Bu bizim ilk 1 Mayısımız ama bundan sonra hep katılacağız” dediklerini görebilmek grevde geliştirdikleri sınıf bilincinin bir kanıtıdır.

Yürüyüş esnasında ajitasyonlar eşliğinde “Sınıfa karşı sınıf, krize karşı devrim, kapitalizme karşı sosyalizm; 1 Mayıs kızıldır, kızıl kalacak; Özgürlük savaşan işçilerle gelecek; Kahrolsun ücretli kölelik düzeni; Savaşa karşı sınıf savaşı; Devrimci odağı yaratacağız; Kurdara azadî, Kürtlere özgürlük; Kürtlerin esareti işçilerin esaretidir; Kadın olmadan devrim olmaz, devrim olmadan kadın kurtulmaz; İçeride dışarıda hücreleri parçala; Zindanlar yıkılsın tutsaklara özgürlük; Her yer Taksim her yer direniş” gibi sloganlar attık. Ayrıca Gezi Ayaklanması ve 10 Ekim katliamında yitirdiklerimizi anarken “Deniz İbo Çayan savaşa devam!” sloganlarıyla mücadele tarihimizi selamladık. Kortejin sloganlarının, siyasi içeriği ve niteliği devrimci odak inşasının bir kazanımıdır. 1 Mayıs sonrasında kortej ile beraber OSTİM’de Köz ve Alınteri imzalı 1 Mayıs bildirilerini dağıttık.

Ankara’dan Leninistler