Köz’ün 153. sayısı, “Burjuva Cumhuriyeti Tarihinin En Büyük Krizi İçinde; Güçlü Türkiye Propagandasına Kanma!” manşetiyle çıktı.
NATO zirvesi, Erdoğan’ın müsamerelerle beslediği “Güçlü Türkiye, Güçlü Lider” propagandasına rağmen, onun güçsüzlüğünün resmini çıkardı. Zirve biterken Erdoğan’ın elinde Trump’ın sözleri, üstünde ise NATO müttefiklerine “Askeriniz olurum” deyip, gerçekleştirmeye çalıştığı takdirde dışarıda Türkiye’yi savaşa itecek, içerideki siyasi krizi birkaç kat daha derinleştirecek bir vaat kaldı.
Erdoğan içerideki krizini, ABD ile ilişkilerini onararak hafifletmeye, yeniden merkeze dönmenin yolunu yapmaya çabalıyor. Mümkün değil. Çözüm süreci Türk ulus devletinin altını daha da oyuyor. Yaklaşan seçimler, 12 Eylül rejimini daha da büyük bir anayasa krizine sürüklüyor. CHP’ye dönük her hamlesinin burjuva muhalefeti Özel-İmamoğlu etrafında daha da birleştirmesi cabası.
irve öncesinde olduğu gibi, zirve sonrasında da Erdoğan, sahip olmadığı bir gücün propagandasından başka bir şeye sahip değil. Dolayısıyla Erdoğan’ı ve onun bekçilik ettiği rejimi yerle bir etmek isteyenlerin ilk yapması gereken, bu propagandanın altı boş olduğunu görmek, emekçilere bu gerçeği anlatmak ve zayıflayan düşmanın üzerine yürüyüşe hazırlanmak.
Köz’ün Temmuz 2026 tarihli 55. (153) sayısına buradan ulaşabilirsiniz.










