İnşaat İşçileri Sendikası, “Güneşin Sofrasındayız, Dostların Arasındayız” şiarıyla 23 Ağustos Pazar günü Kemerburgaz’da bir dayanışma pikniği düzenledi.

Piknikte ortaya çıkan tablo, kısa sürede örgütlenmiş olmasına karşın, İnşaat-İş’in işçi sınıfına ve işçi sınıfı mücadelesine yaklaşımından bağımsız değildi. İnşaat işkolunda örgütlenen, inşaat işçilerinin hak ve talepleri için mücadele eden bir sendika olduğundan dolayı elbette şantiyelerden gelen inşaat işçileri de piknikteydi. Fakat pikniği bununla sınırlı değerlendirirsek hem eksik hem de yanlış olur.

İnşaat-İş’in kurduğu Dayanışma Arama Kurtarma (DAY-AK) ekibi, hazırlık çalışmalarından bitişine kadar pikniğin aktif bir parçasıydı. Ankara’daki arama kurtarma ekibinin emekçi mahallelerden katılacak küçük büyük çocuklar için topladığı oyuncak bağışlarının ve piknik organizasyonunda başından sonuna aldığı sorumlulukların yanı sıra piknik programının da önemli bir bölümü DAY-AK’a ayrıldı. Kahvaltı için kurulan ortak sofranın ardından “Deprem Farkındalığı ve Emekçilerin Dayanışması” başlıklı söyleşi katılımcılar tarafından ilgiyle takip edildi. DAY-AK ekibinin kendisinin de aldığı eğitimlerinden biri olan “dayanışma ve kolektivizm” oyunu da işçi ve emekçilerle birlikte heyecanla oynandı. Deprem farkındalığını arttırmak için arama kurtarma operasyonlarında kullanılan makine ve aletleri sergileyen DAY-AK standı, hem emekçilerin hem de emekçi çocuklarının dikkatini çekti. Arama kurtarma ekibine gönüllü olarak katılmak isteyenlere çağrı yapılırken aynı zamanda temel bilgileri öğrenmek için Tarlabaşı lokalinde verilecek eğitim de duyurulmuş oldu. Kısacası Dayanışma Arama Kurtarma ekibi de pikniğin salt bir katılımcısı değil bilfiil örgütleyicisiydi.

İnşaat-İş’in dar çıkarlarını değil sınıfın genel çıkarlarını önceleyerek farklı sektörlerde mücadele eden sendikalarla dayanışmayı sürdürmeye kararlı eylemli ve ısrarlı tutumu da piknik alanına yansıdı. Dev-Turizm İş, Limter-İş, Özel Sektör Öğretmenler Sendikası, Dev-Yapı İş, Yapı Yol-İş pikniğe katıldı. Çalışmalarından ötürü gelemeyen diğer mücadeleci sendikalar ise selamlarını iletti, bunun ötesinde pikniğin hazırlık çalışmalarında dayanışma göstererek destek oldu. Aynı zamanda, Emek ve Adalet Platformu, Mayısta Yaşam Kooperatifi ve Boğaziçi Üniversitesi Öğrenci Temsilciliği Kurulu’nun Emek Komitesi’nden arkadaşlar da aramızdaydı. Başka bir deyişle, dayanışma pikniği, şiarıyla uyumlu bir şekilde, farklı alanlarda emekçilerin arasında mücadele yürüten güçlerin bir araya gelmekle sınırlı kalmayıp bizzat sahiplendiği bir zemin oldu.

Klasik sendikal bakış açısının hapsolduğu sektörel sınırların ötesine geçen bir anlayışın önemli bir göstergesi de sendikanın yakın zamanda açılan Tarlabaşı’ndaki lokaliydi. İnşaat-İş’in dayanışma pikniği, kısa süre içerisinde lokalde emekçilerle ve emekçi çocuklarıyla beraber yapılan eğitim dayanışmasından sosyal ve kültürel aktivitelere uzanan faaliyetlerin de taşındığı bir piknik oldu. Tarlabaşı’ndaki emekçiler, ev kadınları, esnaflar, lokalin faaliyetlerine katılan öğrenciler ve aileleri de pikniğe geldi. Memnun kalmanın ötesinde bu çalışmalara katılan emekçiler arasında da yeni bağlar kurulmasına vesile oldu. Aynı zamanda emekçilerle benzer faaliyetleri başka şehirlerde gerçekleştirmenin imkanları tartışıldı.

Sonuç olarak inşaat sektöründen ve farklı sektörlerden emekçilerin yanı sıra emekçiler arasında mücadele yürütenlerin buluştuğu ortak bir zemin oldu dayanışma pikniği. Çalışması kısa bir süre içinde yapılsa da yüzü aşkın kişinin katıldığı, İnşaat-İş’in farklı alanlardaki çalışmalarının taşındığı, sınıf dayanışması ruhunun damgasını vurduğu bir piknikti; bu anlamıyla herkese umut ve güven aşıladı.

Alınteri ve Köz olarak biz de pikniğe katıldık. Pikniğin “Dayanışmayı Büyütmenin Önemi” başlıklı forumunda söz alanlar arasındaydık. İstanbul’un çeşitli yerlerinden gelen emekçilerin de farklı kitle örgütlerinin de katıldığı forum canlı ve nitelikliydi. Konuşmaların hepsinde ön plana çıkan vurgu, kitle örgütleri arasında rekabetçilikten uzak bir şekilde dayanışmayı ve emekçilerin birleşik, ortak mücadelesini büyütme gerekliliği oldu. Alınteri ve Köz olarak yaptığımız konuşmalarda biz de benzer noktaları vurguladık.

Köz adına konuşan yoldaş, maden işçilerinin gasp edilen ücretleri için verdikleri mücadeleden Kürtlerin dilleri ve kimlikleri için verdikleri mücadeleye emekçi ve ezilenlerin temel taleplerinin damga vurduğu bir süreçten geçtiğimizi söyledi:
“Bu piknikte buluşanlar devletin kurumlarına ve yasal düzenlemelerine bel bağlayan burjuva yolu değil, emekçilerin mücadelelerini eylemli bir şekilde buluşturmaya ve emekçileri seferber etmeyi hedefleyen proleter yolu seçenler. Bu yolu seçenlerin burada buluşanlardan daha fazla olduğunu biliyoruz. Bu güçleri birleştirmek, bu güçler arasındaki koordinasyonu büyüterek sıkılaştırmak gerek. İnşaat-İş’in dayanışma pikniğini de bu doğrultuda atılmış somut bir adım olarak görüyoruz.”

Alınteri adına konuşan yoldaş, Gezi’yi dayanışmanın önemli bir örneği olarak anlatırken işçi sınıfının mücadele cephesinde de dayanışmanın kritik önemde olduğunu vurguladı:
“Geleneksel sendikaların hemen hepsinin çözüldüğü, mevcut örgütlülüklerin işlevsizleştirilmeye çalışıldığı bir dönemde işçi sınıfının yeniden örgütlenmesi için mücadeleci sendikalar ve işçilerin kendiliğinden patlak veren direniş ve mücadeleleri gibi yeni filizler yeşeriyor. İşçi sınıfının yeniden örgütlenmeye çalıştığı böylesi bir dönemde işçi sınıfı sendikalarının, öncü kesimlerinin güçlerini bir araya getirmesi kritik bir önemde. Aynısı devrimciler için de geçerli. Uzun tasfiyecilik yılları ve devletin baskıları sonucunda bizler de zayıflama ve kendimizi yeniden örgütleme gerçekliğiyle karşı karşıyayız. Böylesi bir dönemde devrimciler arası dayanışma da çok kilit bir anlam kazanıyor. Bu tür etkinlikler, dayanışma kültürünü yaygınlaştıracak kurumsallaşmalar, güçlerimizi birleştirerek bu kurumsallaşmaları ve çalışmalarımızı ortaklaştırmamız bugün çok daha fazla yaşamsal bir anlam taşıyor. Bu piknik de bunun vücut bulmuş hali; bu adımları çoğaltmalı ve büyütmeliyiz.”

Forumun ardından piknik, müzik dinletisi, oyunlar ve halaylarla devam etti. Bir dahakine daha da geniş bir birliktelikle buluşmak üzere piknik alanından ayrıldık.