Rojava’nın Yanındayız!
Rojava İçin Düşene, Dövüşene Bin Selam!
Başkasını Ezen Ulusun İşçileri Özgür Olamaz!
Kürtlerin Esareti İşçilerin Esaretidir!
Rojava kuşatma altında! Ocak ayının ilk haftasından beri kuşatma adım adım ilerliyor, sıkılaşıyor. Emperyalizm ve bölge gericiliklerinin beslemesi HTŞ ve SMO sürüleri Haseke’ye ve Kobanê’ye saldırıyor.
Saldırı ne bir “iç çatışma”dır ne de yerel güçlerin denetimsiz sürtüşmesi. Bilinçli ve çok aktörlü bir tasfiye operasyonuyla karşı karşıyayız. Saldırı halihazırda ABD ve İsrail’in onayı ile yürüyor. İngiltere’den Almanya’ya Avrupalı emperyalistler, Colani’nin arkasında. Saldırıyı Türk devleti yönetiyor.
Boğmak istedikleri Rojava Devrimi ve temsil ettiği değerlerdir. Saldırının düğüm noktası ise YPG’nin özerklik talebi ve silahlı varlığıdır. Silah kullanmayı bilmeyen bir sınıf da, silahsız bir ulus da köleliğe mahkum demektir. Suriye devletini yeniden kurmaya çalışan HTŞ ve onu güden emperyalistler de tam da bu nedenle YPG’yi dağıtarak Kobanê’den Qamişlo’ye Kürt ulusunu silahsızlandırmak, köleleştirmek istiyorlar.
Türkiye Cumhuriyeti Ortadoğu gericiliğinin kalesi. Filistin’den Kürdistan’a, Mısır’dan İran’a, emekçilerin ve ezilen ulusların her türlü başkaldırısının karşısında yer aldı, yer alacak. Bugün devletin derin bir siyasi kriz içinde olması, bekçi koltuğunda oturan Erdoğan’ın açmazlarının büyümesi söz konusu saldırganlığı azaltmıyor, körüklüyor.
Emekçilerin mücadelesini büyütmek Rojava’yı savunmaktan geçer. Rojava Devrimi 13 yıldan beri Kürdistan’ın tüm parçalarında olduğu kadar Türkiye’de de devrimci dinamikleri besledi, büyüttü. Emekçi ve ezilenlerin mücadelelerini ileri taşıma yönünde politik ve psikolojik motivasyonu arttırdı. Türlü cambazlıklarla ayakta kalmaya çalışan rejimin Rojava’ya düşmanlığının en önemli sebebi de bu. Onlar Rojava’yı teslim almadan emekçileri teslim alamayacaklarını biliyorlar. Aynı nedenden ötürü Rojava’yı savunmak bu topraklarda sınıf mücadelesini büyütmenin olmazsa olmaz koşulu.
Asıl düşman kendi yurdunda! Rojava’nın düşmanları işçi sınıfının, emekçilerin ve ezilenlerin düşmanı. Onlar asgari ücretle açlığı dayatanlardır, grevleri milli güvenliğe aykırı diye yasaklayanlardır, Vezir Nourtani’yi kaçak çalıştırdıkları madende yakanlardır. Onlar Alevileri asimile etmeye, kadınların sesini kısmaya çalışanlardır. Rojava’nın düşmanı bu devlet ve onun hükümetidir. Yapılması gereken bu devleti önlem almaya çağırmak, aklı selime davet etmek yahut hükümeti etkilemeye gayret etmek değil, başta hükümet olmak üzere tüm kurumlarıyla bu devletin karşısına dikilmektir.
Zayıflar ve geleceksizler! Rojava’ya yönelik saldırının gerici bölge devletlerinin ve emperyalistlerin onay ve desteğiyle gerçekleştiği doğru. Ama büyük bir paylaşım kavgası kızışırken birbirini çelmeleyen güçlerin, bu ittifakının geleceği yok. Üstelik başta Türkiye olmak üzere hepsi derin bir kriz içindeler, kırılganlar ve bir emekçi ayaklanmasından ölesiye korkuyorlar. Korktuklarını başlarına getirelim!
Rojava’yı savunmak için emekçi seferberliği, emekçi seferberliği için devrimci dayanışma! Görevimiz belli: Dayanışma mesajlarının ötesine geçmeli, Rojava’ya yönelik saldırıyı derhal eylemli bir şekilde yanıtlamalıyız! Rojava’yı savunma çağrısını emekçi mahallerine, sanayi sitelerine ve emekçilerin içinde yer aldığı her türlü etkinliğe taşıyalım! Bu görevin üstesinden hakkıyla gelebilmek için Rojava’yı savunmaya kararlı devrimcilerin en sıkı güçbirliğini örelim!
Alınteri – Köz
Açıklamanın PDF haline buradan ulaşabilirsiniz.











