DEM Parti, HDK ve Demokratik Kurumlar Platformu’nun Rojava’ya yönelik saldırılara karşı Aksaray Meydanı’nda örgütlediği eyleme Alınteri ve Köz olarak ortak bildiri, pankart, döviz ve bayraklarımızla katıldık.

Kürtlerin esaretinin işçilerin esareti olduğunu vurgulayan pankartımızın yanı sıra “Rojava’yı Emekçilerin Seferberliğiyle Savunalım; Bijî Berxwedana Rojava; Rojava’yı Savunmak İçin Emekçi Seferberliği, Emekçi Seferberliği İçin Devrimci Dayanışma; Asıl Düşman Kendi Yurdunda; Zayıf Olan Onlar, Güçlü Olan Biziz; Başkasını Ezen Ulusun İşçileri Özgür Olamaz!” içerikli dövizlerimizi eylem boyunca taşıdık. Eylemin başlangıcında Alınteri ve Köz imzalı “Rojava’yı Emekçilerin Seferberliğiyle Savunalım!” şiarlı bildirimizi de alanda dağıttık.

Yüzlerce kişinin katıldığı eylem boyunca sık sık “Bijî Berxwedana Rojava, Jin Jiyan Azadi, Rojava’da Düşene Dövüşene Bin Selam, Kürt Halkı Ayakta Rojava’nın Yanında, Katil HTŞ İşbirlikçi AKP, Rojava IŞİD’e Mezar Olacak, Rojava Rojhilat e Kurdistan Yek Welat e!” sloganları atıldı. Rojava Marşı birkaç defa okundu. Hep bir ağızdan bu sloganlara eşlik ederken ortak belirlediğimiz “Kürtlerin Esareti İşçilerin Esaretidir, Asıl Düşman Kendi Yurdunda, Kürtlere Özgürlük Ortadoğu’ya Barış!” sloganlarını da alanda haykırdık. “Bijî Berxwedana YPG, Bijî Serok Apo, Bijî Berxwedana QSD!” de kitlenin attığı sloganlar arasındaydı.

Aksaray Meydanı’ndan Saraçhane’ye yürüyüşün planlandığı eylemde yürüyüşe başlayacakken polis izin vermeyerek eylemin “kanunsuz” olduğunu anons etti. Kitle yasaklamaya tepki göstererek polis barikatına yöneldi. Bu sırada yaşanan arbedede polis kitleye gazla saldırdı. Bu arada barikatı açarak en öndekileri alanın dışına aldı ve barikatı yeniden kapattı. Bu sırada gözaltı da yaptı. Gaz ve arbede nedeniyle fenalaşan bir gence alanda müdahale edildi.

Yaklaşık iki buçuk saat kayda değer bir kitlenin sloganlarıyla beraber bekleyişi sürdürdük. Bu süre zarfında Aksaray’ın çeşitli ara sokaklarında parça parça yürüyüşler yapıldığını öğrendik.

Ardından eylem komitesinin aldığı karar sonucunda Aksaray Meydanı’nda basın açıklaması okundu. Açıklamayı okuyan DEM Parti İstanbul İl Yönetimi’nden Ayfer Çelik, çetelerin Kürt halkına yönelik saldırılarına dikkat çekerek Kürt halkı ve SDG’nin Ortadoğu’da demokrasi ve barışın tek teminatı olduğunu vurguladı. Suriye’de siyasi çözümün tartışıldığı bir dönemde HTŞ’nin bu saldırılarının sabotaj amacı taşıdığına ve Türkiye’deki barış ve demokratik toplum süreçlerini de dinamitlemeyi hedeflediğine değinildi. Açıklamada saldırılara karşı Rojava’ya sahip çıkmanın insanlığa sahip çıkmak olduğu ifade edildi.

Basın açıklamasının ardından Rojava’da ölümsüzleşenler anısına saygı duruşunda bulunduk. Saygı duruşunda eyleme katılan kitle Çerxa Şoreşe marşını okudu. Eylemin bitiminden bir süre sonra polis kitlenin sırayla dışarı çıkmasına izin verdi.

Alınteri ve Köz olarak bildirilerimizle, pankartımız, dövizlerimiz ve sloganlarımızla Rojava devriminin ve temsil ettiği değerlerin boğulmaya çalışıldığını vurguladık; emekçilerin mücadelesini büyütmek isteyenlerin Rojava’yı savunması gerektiğini öne çıkardık. Bir yandan Rojava’yı emekçilerin seferberliğiyle savunma çağrımızı işçilere, emekçilere taşırken diğer yandan da Rojava’yı savunmaya kararlı devrimcilerin en sıkı güçbirliğini örmek için mücadelemizi yükseltmeye devam edeceğiz.