Devrimci Parti’nin ”Kuyu Tipi Hapishanaler Kapatılsın, Devrimci Tutsaklara Özgürlük” şiarıyla 12 Eylül’de düzenlediği basın açıklamasına katıldık. Açıklamaya ayrıca SODAP, Dem Parti, DBP, HDK, EHP, SMF ve ÇHD katılarak söz aldı.
Basın metninde; 80’lerde neoliberal düzenin tesisi için devrimcilerin tutsak edilerek ezilmeye çalışıldığı ancak devrimciler ve işçi sınıfının ıslah edilemediği, 90’larda faili meçhuller ve işkencelerle devrimci hareketin tasfiye edilemediği, örgütlü bilinç ve devrimci dayanışma ile hapishanelerin direniş alanı dönüştürüldüğü, direnişler sayesinde görüş hakkı ve anadilde konuşma hakkı gibi kazanımların sağlandığı, F tipi hapishane saldırılarıyla dışardan içeriye tecritin derinleştirilmeye çalışıldığı ancak devrimci iradenin teslim alınamadığı, şimdi ise S,Y,R Tipi ve Yüksek Güvenlikli Hapishaneler’le daha yüsek bir tecritin uygulanmaya çalışıldığı, Akp iktidarının 23 yıllık iktidarını tüm ezilenlere baskıyla sürdürdüğü, dışarıyı kontrol etmek için içeriyi kontrol etmesi gerektiğini bildiği, devrimciler için sağlık ve psikolojik olarak olumsuz koşulların dayatıldığı Kuyu Tiplerinde devrimci tutsakların bunlara karşı direnişte olduğu, Hapishane idarelerinin kapı vurma ve açlık grevi şeklindeki bu eylemliliklere disiplin soruşturmalarıyla cevap verdiği, idarenin kuyu tiplerinden sevk talepleri için adalet bakanlığına basınç uygulaması gerektiği, tarihteki kazanımların devrimcilerin mücaledesi ile kazanıldığı, bugün de devrimcilerin kuyu tiplerinden normal hapishalere sevk edilmesi ve kuyu tiplerinin kapatılması mücadalesi için birleşik bir ses çıkarılması gerektiğini ifade ederek Türkiye’deki ve Kürdistan’daki devrimci ve yurtsever güçleri, insan hakları örgütlerini, tüm emekçi ve ezilenler, kuyu tipleri için birleşik mücadeleye çağırdı.
Biz de Köz adına söz alarak; devrimcilerin emekçilerin ve ezilenlerin mücadelesini yükselttiği için tutsak edildiğini, bugün daha ağır bir biçimiyle dayatılan bu saldırıların ise hükümetin zayıf oluşundan ve emekçiler ve ezilenlerin mücadelesinden duyduğu korkudan kaynaklandığını, içeride devrimcilerin tutsaklık koşullarında bedenleriyle bu amansız mücadeleyi sürdürdüğünü, dışarıdan bu hücrelerin nasıl bir mücadeleyle parçalanacağı sorusunun yanıtlanması gerektiğini, bu sorunun emekçilerin anayasa, sendikal hakları gibi bir demokrasi sorunu olduğu, devrimci birliklerle kitle örgütlerinde ortak hareket edilerek emekçilerin ve ezilenlerin mücadelesinin yükseltilerek cevaplanması gerektiğini, Köz’ün arkasında duran komünistler olarak böyle birliklerin tereddütsüz parçası olacağımızı ifade ettik.
Avrupa Yakası’ndan Komünistler










