1 Mayıs’a yaklaşırken Orman Bakanlığı Gülsuyu ormanının ihaleye açılmasını kararlaştırdı. Bu kararla Gülsuyu Ormanına şirketlerin eline teslim edilip Gülsuyu’nda ranta açma kapı açılması planlanmaktadır.

Buna karşı harekete geçen Gülsuyu mahalle meclisi ve Güzelleştirme Derneği ve mahalle halkı 3 Mayıs’ta “Ranta ve Talana Birlikte Dur Diyelim” diyerek bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Ben de bu sürecin örgütlenmesinde yer aldım.

Gerçekleştirdiğimiz adımlardan biri, emekçi örgütlerinin parçalı tablosuna rağmen dayanışmayı büyütmek ve sesimizi çoğaltmak maksadı ile 1 Mayıs mahallesi meclisi ile buluşmak, onları davet etmek oldu. Ayrıca 1 Mayıs mahallesinde HDK’nin gerçekleştirdiği 1 Mayıs öncesi foruma da katılarak söz aldık, basın açıklaması davetimizi ilettik.

Gülsuyu ormanında yağmurlu havaya rağmen önemli sayıda katılımla gerçekleşen basın açıklamasının ardından süreci örgütleyenler olarak yaptığımız değerlendirmelerde bu durumu mahalle halkına daha çok duyurmak, toplantılar düzenlemek, işin sokak ayağını örmek gibi bir dizi tespitte bulunduk. Bu doğrultuda atılan ilk adım, “Ormanımıza Sahip Çıkıyoruz” şiarıyla 15 Mayıs Cuma günü saat 19.30’da Nurettin Sözen Parkı’nda geniş katılımlı bir halk toplantısı planlanması oldu.

Gülsuyu da Gazi, 1 Mayıs gibi emekçi mahallelerine benzer şekilde devrimci hareketin rüzgarıyla kurulan bir mahalledir. Bu mahalledeki hak arama mücadeleleri de devrimci hareketin yükselişinden güç alacaktır. En ufak toplumsal sorun dahi doğrudan siyasi iktidara bağlıdır, bağlanmak zorundadır. Gülsuyu Mahallesi tam da bu sürecin çırpınışını yaşayarak, mahalledeki karanlığı dağıtmanın yöntem ve araçlarını inşa etmenin arayışındadır.

Mahallemiz burjuvazinin ayrıcalıklı yaşam hevesinden dolayı ağzının suyunu akıttığı, iştahını kabarttığı bir bölgedir. Mahalleye ilk göçler başladığında kırsal alandan ibaret olan mahalle önce Horozköy adıyla yerleşim sağlamış ardından Gülsuyu ve Gülensu mahalleleri olarak bölünmüştür. Burjuvazi genelde emekçilerin yaşam alanlarını metropolden uzak yerlerde sınırlandırmış, iş sahalarının yakınlarına doğru taşımıştır. Ancak yılların getirdiği nüfus artışı ve emekçi mahallelerinin emekçilerin eliyle biçimsel gelişimi burjuvazinin bu alanlara göz dikmesine, emekçileri daha farklı yaşam alanlarında konumlandırarak bu alanlarda yeni inşaatlar, daha fazla kar hedeflemesine yol açmıştır. Mahallemiz yıllardır rant ve yıkımı hedeflenen bir mahalle olmuş ve mahallede yaşanan her sorun doğrudan bu rant ve yıkım politikasının bir ürünü olarak doğmuştur. Tablo bu iken geçmişe baktığımızda birtakım süreçleri bugün atlıyor veya görmezden geliyoruz. 2013 sürecinde bilfiil devrimci-demokrat güçlere yönelen silahlı saldırılar, devrimcilerin ve devrimcilerin rüzgarıyla yürüyen mahallelinin üzerine ateş açılması, Hasan Ferit Gedik’in çeteler tarafından öldürülmesi var olan bir durumu yıkmak yerine yeni bir durum inşa etmek için gerçekleştirilmiştir. Durum devrimci akımların siyaset ürettiği, emekçilere siyaset taşıdığı ve emekçileri hareket ettirdiği bir durumdu. Yani mahalleye rant hedefiyle girecek her kepçenin doğrudan mahallenin direnişiyle yüz yüze kalacağı bir tabloyu tahmin etmek çok da zor değildi. Çetelerin kim tarafından örgütlendirildiği, kimin talimatıyla hareket ettiğini söylemek, buna dair araştırma yapmak gibi bir dedektiflik hedefimiz yoktur ancak çetelerin bizzat önünün açıldığı tartışılamaz bir gerçektir. Sınıf savaşı dünyanın her bir karış toprağında sıcakken burjuvazi üzerine düşeni yapar ve dünyanın her bir karış toprağında devrimci siyasetin geriletilmesini hedefler. Onların düzenini alaşağı edecek olan birkaç çete grubu değil, siyasi iktidarı hedefine alan komünistler ve bu hedefle sevk ve idame ettikleri emekçilerdir.

Emekçilerin demokratik mücadeleleri parçalı, birbirinden kopuk bir şekilde sürerken yapılması gereken bu mücadeleleri koordine edecek, buluşturacak adımları atmak ve asıl bu mücadeleleri burjuvaziye karşı seferber edebilecek devrimci çıkışı yükseltmek, devrimci odağı yaratmaktır. Bulunduğumuz alanlarda bu doğrultuda mücadele etmeye devam edeceğiz.

Varoşlarda Birleş, Alanlarda Devleş!
Yaşasın Komünistlerin Birliği!

Gülsuyu’ndan Bir Köz Okuru