Alınteri ve Köz olarak ‘71-72 devrimci kopuşunun sembolleşen devrimcilerinin tarihte oynadıkları rolün altını çizen, öncülük etikleri kopuşun ideolojik-siyasi muhtevasını vurgulayan ve günümüze bıraktıklarını ifade edenozalitlerimizle selamladık. Antiemperyalist mücadelenin “asıl düşman kendi yurdunda” Leninist yaklaşımıyla birleştiğinde sınıfsal bir nitelik kazanacağının altını çizdik.
1 Mayıs Mahallesi, Kadıköy, Okmeydanı ve Dolapdere’nin birçok noktasına taşıdığımız “71-72 kopuşu reformizmden ve legalizmden kopuştur! Devrimde ve devrimci örgütte ısrardır!”, “Denizlerin Mahirlerin İboların Anti-emperyalist Mücadele Yolu Devrimin Yoludur! Asıl düşman kendi yurdunda!”, “Sinanlardan Cevahirlere Ulaşlardan Ali HaydarYıldızlara 71-72 devrimci kopuşunu sahipleniyoruz!”, “Örgütlü devrimcilerdi devrim için öldüler! “Deniz İbo Çayan savaşa devam”, “Kızıldere son değil savaş sürüyor! Yaşasın devrimci dayanışma!”, “Devrimci odağı yaratacağız! İktidar için sınıf savaşı!”, “Deniz, Mahir, İbrahim devrimciler ölür devrimler sürer!”, “71-‘72 kopuşu devrimde ısrardır! 6-18 Mayıs’ta düşenler kavgamızda yaşıyor!” yazılı ozalitlerimizle örgütlü devrimciliğin, antiemperyalist mücadelenin anlam ve önemine vurgu yapmak istedik.
Çalışmada 6-18 Mayıs’ta yitirdiklerimize değinerek bu tarihlerin devrimci hafıza açısından taşıdığı önem hatırlatarak örgütlü devrimciliğin ve devrimci dayanışmanın günümüzde de sürdürülmesi gerektiğini vurgulandık.
Önümüzdeki NATO zirvesi şahsında emperyalizme karşı mücadelenin yalnızca uluslararası güç dengelerine karşı değil, aynı zamanda kendi burjuvazin ve devletine karşı mücadele olduğunun altını çizdik.











